22 Ekim 2008 Çarşamba

Optik Baskan

Bu Çağın Rahatlığı “Optik Başkan”

“Optik” sözcüğünün içinde saklı bir dünyamız kaldı, rüyamız kaldı, hayallerimiz kaldı, biz kalakaldık. Oysa “Optik” sözcüğünün içini dolduran şeyi bir tas su gibi hararetten yanmış içimize kana kana dökmek hayalindeyken, boğazımıza düğümlenen bir “hüzün” – o- “Optik” sözcüğünün içine sıkıştı kaldı. Gidişin bünyede ateş oldu “Optik Başkan”

Ömrümüz hep sesli geçti “Optik Başkan” ama gidişine ses edemedik. Ne tribünde, ne parklarda, ne Dolmabahçe yollarında, ne sokakta nede deplasmanda. Ağzımızda bir avuç tuz varmışçasına sustuk. O çok sevdiğin kediler kadar sessiz.. Bu suskunluğa, bu sessizliğe “neden” ezberlenmiş -hazır cevaplar kaldı. Yüz yüze dönmeden-göz göze bakışamadan, yoldan kalkan toz bulutu gibi sesler kulağımıza değmiş ve gittikçe kararan bir gece olmuştur artık. Vefa yükümüz boşmuş meğer “Optik Başkan” Nasıl susuluru gösterdik. Oysa Semtte, Sette ve alayına gidilen tüm yerlerde hala soluğun duruyor “Optik Başkan” Oysa ekmeğini böldüğün ses hala sımsıcak, taptaze belleklerde duruyor “Optik Başkan”. Öyle az ses ettik ki, ses bile ses olmaktan utandı. “Eski bir yalan oluyor babil söylenceleri”

Sevgi, saygı, sadakat mektupları okunmaz oldu “Optik Başkan”
Geçmişimizi zaten yangından zor kurtarmışız. Çeyrek yüzyılın özetini yasak yayınlar gibi topraklara gömercesine gizler olduk “Optik Başkan”.
Biz vereceğimiz her şeyi verdik oysa. Cihana nam salmışken bir bir kaleler düşüyor “Optik Başkan”
Kalenin adı sevgi, kalenin adı saygı, kalenin adı sadakat, kalenin adı emeğe hürmet, kalenin adı medet “Optik Başkan”

“Ay, bir şey istesin bizden” dedik Koko’yu verdik. Yağmur’a sorduk “ne istersin?” dedik “Hacı Baba”yı verdik. Gökyüzüne sorduk, Ayhan’ı verdik. Yer yüzüne sorduk, Soner’i verdik.
Kalbe sorduk, Alper’i verdik. Kansere dedik ne iş, Davut’u verdik.Kanatıp kalbimizi gölgeye sorduk, karanfil yaşında Ferdi’yi verdik. Mey dedik gazabından korkmadık şaraba sorduk, Pembe’yi verdik. Ve aylarca şantiyede kalmış işçiler gibi bayram giysilerimizle hasretlimize koşarken biz seni verdik “Optik Başkan”

Adımızı istemesinler “Optik Başkan”

“herkes bir şey istesin bizden herkes bir şey koparsın iştahla ve kurt gibi bilsin nereden yara alacağımızı herkes seviştik dövüştük düştük az kaldık ama daha ölmedik, öldürene aşk olsun” L.Şahin

“Optik Başkan” çeyrek asırlık fotoğraf duruyor iç derinliklerimizde insani, sevecen, samimi, hüzünlü-sevinçli, siyah-beyaz. Boğulmaktan kurtarılmış bir ömür kadar gerçek. Kudurmuşluk varsa seste, mısralarda, sınırsız isteklerde aymazlık varsa yağmur gibi insin gözyaşlarımız, “Optik Başkan”

Uçurum
Gittin, rüzgar öksüz kaldı
uçurum yetim

Rüzgar da yok artık
uçurum da hayatımda

Rüzgardan öksüz bıraktın
uçurumdan yetim beni

Refik DURBAŞ

Derleyen : Alaattin Cam ...

17 Ekim 2008 Cuma

Ozledik ...

Nasıl bir sevgidirki bu ayrılığı ölümle tadan . Nasıl bir sevgidirki bu ağlamak nedir bilmeyen insanları , 40 yıllık ağlamacı gibi ağlatan . Nereden başladık , nasıl karıştık ? Nasıl olduda iki renge bu derece bağlandık . Baglanmaktan ziyade hayatımızın tam merkezine oturtup bütün hayatımız yaptık o "İki Rengi" ... Hayellerimizde , rüyalarımızda , kıyafetlerimizde hep ön planda tuttuk o "İki Rengi" ... Hangimizin hayellerinde yer almadıki o "İki Renk" için bütün cileleri göze alıp dünyanın bir diğer ucuna kadar gitmek ... Hayat kadar güzeldir Beşiktaş ve Beşiktaş kadar güzeldir hayat ... Beşiktaş`lı olmanın bizlere kazandırdığı bu duruş "Beşiktaş`lı Geleneği" ... Her birimizin emanetidir bu gelenek yaşatmakla mükellef olduğumuz . Kuşkusuzki tribünün insanlarının ağzı dili pankartlarıdır . Vakti zamanında "Eros Aşkı Bizden Öğrensin" demiştik . Gercektende gelsin , gelsinki görsün aşkın tabanında çile çekmek , cefa çekmek ama herbirine rağmen vazgeçememek , vazgeçmek söyle bir kanarda dursun her gecen gün daha çok sevmek , daha çok bağlanmak olduğunu . Aşkın mücadele ile kazanıldığını bizlere öğreten , tırnakları ile var gücü ile hayatı kazıya kazıya , aleme kafa tutarcasına dimdik , çektiği her çileye , cefaya rağmen vazgecmeden ; Beşiktaş`ı hayatın merkezine koyarak değil , Hayatı Beşiktaş ın merkezine koyarak sadece Beşiktaş`ı yaşayan/ yaşatan ,göklerden "Kartal Bakışları" ile bizleri süzerek izleyen "Kartal Yürekli " ler , her birinize selam olsun bu gece . Önünüzde esas duruşumuzu bozmamacasına saygı , özden öz gören sevgilerimizle anıyoruz yine sizleri bu gece. Sizlerin bize öğrettiklerinizden , mücadele ile kazanılan aşkımızdan bir adım saparsak verilecek büyük hesaplarımız var sizlere . Her nereden izliyorsanız veyahutta dinliyorsanız bu gece bizleri ; Buda size bizim sözümüz olsun ; BİZE ÖĞRETTİĞİNİZ KAVGA KAVGAMIZ BÜYÜYOR OMUZLARIMIZDA

Kazıdık Onların ismini Kanlı siyah bir mermer olan yüreğimize Çelik bir aynadır gözlerimiz Onların resmini görmek isteyenlere...

13 Ekim 2008 Pazartesi

İnsanlık hali : )

Lise 2 bitene kadar Bursa ovası nerde bilmiodum meğersem üstünde oturuyormuşuz..

P.s. Biraz Üstünde


Speyşıl Tenks tu:
-Bursa ovası nerde lan?
-Aha işte orası..
-Vay a.q.
-Bilmiomuydun?
-Ne blim ben böle yeşillik çimenlik windowsun wallpaperı gibi bişi hayal ediodum ova diince :)

Diyaloğunun geçtiği arkadaşım..

İçelim Güzelleştirelim..


Tasasıda Tasarımıda bana ait..

Bir Varmış Bir Yokolmaya yüz tutmuş...

Günlerden bir gün aşağı yukarı yine hergünkü gibi iken rutinimizin gerektirdiği şeyleri yerine getirmek için çaba harcarken ansızın bir durum oluştu ve sanki birileri bizi o rutinden kurtarmak için yardım eli uzattı.. Bir anda bize oturup düşünme fırsatı verdi silkinmemizi kendimizi toplayıp hayatın ve hayatı yapan insanların ne derece kralcı olduğunu düşünmemizi sağladı.. Bu güne kadar ben hep bardağın dolu tarafını gören boşunu düşünmek istemeyen rahmetli pollyannanın abisi gibiydim.. Şimdi bardağa baktığımda kendime üzülüyorum aslında bakmam gereken bölümün boş bölüm olduğunu anlıyorum.. Daha önceden bilmiyormuydum bunu evet biliyordum ama bilmek istemiyordum.. Ama artık hayvan terli diye düşünüyorum ve umarım o ter hiç kurumaz hayvanın üzerinde.. Artık kırmızı başlıklı kızı bekleyen onun için endişe eden yaşlı ve aciz insan değilim bundan sonra kurda bile gider vericem.. Geminin limana gelirken uğradığı fırtınalar umrumda olmucak ben sadece gelip gelmediğine bakıcam, hayatta bize bu şekilde davranmıyormu ki?
Anladı ki ben rutini bu şekilde kırabilirim ve bana bu gerçeği görmemi sağlayan insan(lar)a teşekkür ediyorum ama galiba bu son olacak çünkü onlara bi daha bu fırsatı vermicem..

Semtten bildiriyorum #2

hep semtteyiz başka nerden bildirecez zati :) bambide oturmaktayız daha önceki yazımda da belirttiğim sinan abinin mekan, bildiğiniz ameliyathane, her türlü bademcik ameliyatı yapılmakta. neyse tayfa sağlam muhabbete dalmışız. birden yukardaki ameliyathaneden bir kız panik halinde yanımıza geldi ve '' abim bastı.. yukarda sevgilim varda eğer aşağı inip beni sorarsa aşağı şu yöne gitti dermisiniz dedi'' biz dumuru atlatamadan '' ya inşallah görmemiştir biriniz çıkın erkek arkadaşıma söyleyin lütfen'' demez mi? yemin ediyorum 5 dk nufkum tutuldu sonrasını zaten gülmekten hatırlamıyorum :)

Satıldık Ey Halkım Unutma Bizi ...!

Acı tatlı iyi güzel ne varsa yaşamışsındır , sıkıntıları dertleri vede güzel günleri birlikte kucaklamışsındır , sımsıkı bağlısındır arkadaştan öte bir kardeş edasında seversin her birini . Keza nerede ise birlikte büyümüşsündür onlarla , onlar senin için vazgeçilmezler arasında ilk sıraları almıştır. İnanma arkadaş inanma, sahte yüzlere, yalan gülüşlere inanma . İnanırsan sende benim gibi belediyenin bankında o çok sevmiş olduğun Kardeşten öte gördüğün insanlar tarafından satılmanın sıkıntısını acısını yaşarsın . Aslında gidip suratlarına 2 çift laf söylemen gerekirken sessiz kalmaya zorlarsın kendini ama öyle bir zorlarsınki benim gibi başına ağrılar girer , kafana takılmıştır bir kere çıkaramazsın ...

İyisimi sen sen ol , seninle mutlu olabilenlerle mutlu ol ...

ÇARŞI (Erkan)

7 Ekim 2008 Salı

Semtten bildiriyorum.

Semtteyiz her zamanki gibi ve Sinan abinin cafede oturuyoruz, konu evlilik muhabbetine geldi.bi abimizin kız konusunda fazla eleyip sık dokuduğunu duyunca sinan abi sitem etti ve muazzam bir benzetmeye imza attı.''bu işler karpuz almaya benzer.iyi diye alırsın kelek çıkar, kötü sanırsın şeker çıkar''.ordan başka bir vatandaş: ''iyi de abi ben harbiden iyi bir şey istiyorum'' der. sinan abide yapıştırır.''o zaman kesmece bakacan birader.''

6 Ekim 2008 Pazartesi

Devaaaaaam!

''Hayat devam ediyor'' ! OOoooooLey

Bir gülücükte sana Ertuğrul Hoca :)

3 Ekim 2008 Cuma

Gönül Kırıkları

#·$46·#·$4¤ۣۜ..¤ ·#·$1вuяακнαи ·#·$4¤ۣۜ..¤:
bu günü baştan alsak oluyomu abi
HASTÜRK:
hayat sana tek şans verir
HASTÜRK:
iyi değerlendirmen gerek
·#·$46·#·$4¤ۣۜ..¤ ·#·$1вuяακнαи ·#·$4¤ۣۜ..¤:
hayatın aq

Lanetli 8


İnönüdeki liverpool maçı öncesi

Kader ağlarını çoktan örmüş meğer

Üzerimize yapışan bu lanet

Nereye gitsek peşimizden geliyor!