Bu Çağın Rahatlığı “Optik Başkan”
“Optik” sözcüğünün içinde saklı bir dünyamız kaldı, rüyamız kaldı, hayallerimiz kaldı, biz kalakaldık. Oysa “Optik” sözcüğünün içini dolduran şeyi bir tas su gibi hararetten yanmış içimize kana kana dökmek hayalindeyken, boğazımıza düğümlenen bir “hüzün” – o- “Optik” sözcüğünün içine sıkıştı kaldı. Gidişin bünyede ateş oldu “Optik Başkan”
Ömrümüz hep sesli geçti “Optik Başkan” ama gidişine ses edemedik. Ne tribünde, ne parklarda, ne Dolmabahçe yollarında, ne sokakta nede deplasmanda. Ağzımızda bir avuç tuz varmışçasına sustuk. O çok sevdiğin kediler kadar sessiz.. Bu suskunluğa, bu sessizliğe “neden” ezberlenmiş -hazır cevaplar kaldı. Yüz yüze dönmeden-göz göze bakışamadan, yoldan kalkan toz bulutu gibi sesler kulağımıza değmiş ve gittikçe kararan bir gece olmuştur artık. Vefa yükümüz boşmuş meğer “Optik Başkan” Nasıl susuluru gösterdik. Oysa Semtte, Sette ve alayına gidilen tüm yerlerde hala soluğun duruyor “Optik Başkan” Oysa ekmeğini böldüğün ses hala sımsıcak, taptaze belleklerde duruyor “Optik Başkan”. Öyle az ses ettik ki, ses bile ses olmaktan utandı. “Eski bir yalan oluyor babil söylenceleri”
Sevgi, saygı, sadakat mektupları okunmaz oldu “Optik Başkan”
Geçmişimizi zaten yangından zor kurtarmışız. Çeyrek yüzyılın özetini yasak yayınlar gibi topraklara gömercesine gizler olduk “Optik Başkan”.
Biz vereceğimiz her şeyi verdik oysa. Cihana nam salmışken bir bir kaleler düşüyor “Optik Başkan”
Kalenin adı sevgi, kalenin adı saygı, kalenin adı sadakat, kalenin adı emeğe hürmet, kalenin adı medet “Optik Başkan”
“Ay, bir şey istesin bizden” dedik Koko’yu verdik. Yağmur’a sorduk “ne istersin?” dedik “Hacı Baba”yı verdik. Gökyüzüne sorduk, Ayhan’ı verdik. Yer yüzüne sorduk, Soner’i verdik.
Kalbe sorduk, Alper’i verdik. Kansere dedik ne iş, Davut’u verdik.Kanatıp kalbimizi gölgeye sorduk, karanfil yaşında Ferdi’yi verdik. Mey dedik gazabından korkmadık şaraba sorduk, Pembe’yi verdik. Ve aylarca şantiyede kalmış işçiler gibi bayram giysilerimizle hasretlimize koşarken biz seni verdik “Optik Başkan”
Adımızı istemesinler “Optik Başkan”
“herkes bir şey istesin bizden herkes bir şey koparsın iştahla ve kurt gibi bilsin nereden yara alacağımızı herkes seviştik dövüştük düştük az kaldık ama daha ölmedik, öldürene aşk olsun” L.Şahin
“Optik Başkan” çeyrek asırlık fotoğraf duruyor iç derinliklerimizde insani, sevecen, samimi, hüzünlü-sevinçli, siyah-beyaz. Boğulmaktan kurtarılmış bir ömür kadar gerçek. Kudurmuşluk varsa seste, mısralarda, sınırsız isteklerde aymazlık varsa yağmur gibi insin gözyaşlarımız, “Optik Başkan”
Uçurum
Gittin, rüzgar öksüz kaldı
uçurum yetim
Rüzgar da yok artık
uçurum da hayatımda
Rüzgardan öksüz bıraktın
uçurumdan yetim beni
Refik DURBAŞ
Derleyen : Alaattin Cam ...
Son…
9 yıl önce
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder