21 Ocak 2009 Çarşamba

Çarşı kalp kalbe karşı #2

Nice Yıllara kücük kardeşim..:
bi basur olsan da 3. film oyle olussa
HASTÜRK:
oda var rahat ol
HASTÜRK:
yok yok bende
Nice Yıllara kücük kardeşim..:
azsın iyice
Nice Yıllara kücük kardeşim..:
ameliyat fln ol
HASTÜRK:
yaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa
Nice Yıllara kücük kardeşim..:
götüüüm götüümm diye gez
HASTÜRK:
erkanın azmış götüm götüm deyip duruyo
HASTÜRK:
benide tribe soktu
HASTÜRK:
muahuahuauhauhhuauha
HASTÜRK:
uhay7aahahahu
HASTÜRK:
aynı anda
Nice Yıllara kücük kardeşim..:
asdjalksdaksdh

20 Ocak 2009 Salı

Hayat yolunda beyhude ataklar

bir kaç gündür yazayım diyorum, havam yok.aslına bakarsanız şimdi bile zorlayarak yazıyorum atarax ın verdiği kafa kırgınlığıyla.. bu sebepten yazım, anlam bütünlüğü, imla muhtemelen hak getire gerçi çok sikimde?

insanın sağlığı gitmeye görsün. ne heves kalıyor ne zevk ne istek.1 hafta önce acile gidişimle başlayan kabus hala bitmedi.. üstüne üstlük ruhuma da çöktü.1 hafta dinmek bilmeyen mide rahatsızlığı resmen hayata küstürdü, panikataklarımı coşturdu. halbuki aylardır ne atak vardı nede stres.kendimi herşeye hazırlamıştım.midemde ağrımıyordu şaşıyordum. belki ruh olarak hayatımdaki en sağlam dönemdi.ama 3 4 aylık birikim 1 haftada heba oldu.

şu halimde bile benim yerimde olmak istiyen milyonlar vardır.aslında öle hayata küstürecek ''pek bir şey'' yaşamadım döönüp geriya baktığımda.o kadar az şey yaşamışız ki hayatın attığı tokatları, linç girişimi gibi görüyorüz :).

halbuki hayatta neler oluyordu.geçen bir telefon geldi esmerden. dedi murat varya hani oto yıkamacı ? bişey mi oldu dedim direk.zira bu aralar hayırlı bir haber almak na mümkün... babası vefaet etmiş hacı dedi esmer.cenaze nerden kalkıyor dedim.tarif etti.hasta yatağımızda kalkıp paldur küldür gittik camiye.o küçücük mahalle cami avlusu tıklım tıklım dolu.avluda yer yok sokakta dolu.köşe başında mahallenin fırlatmaları cenaze yerinde bile makara yapan tipler.insan şaşa kalıyor arkadaşının babası ölmüş 2 rekat ciddi olamazmı insan? olmuyormuş demek.baktım muhabbet bet dedim bizimkiler nerde ? yukarda dediler.baktım musalla taşının üstünde tabut oğulları hazrolda taziyeleri kabul ediyorlar.çok severdi murat babasını sadece murat mı ? sevenin çok olduğu kalabalıktan da belli.gittim murata taziyelerimi sundum ve hemen bizimkilerin yanına kaçıverdim.çok kuyuyor bana bu tip durumlarda taziye bildirmek.halbuki hayatın gerçeği , tek doğrusu zira dünyada ölümden başkası yalan.. değil mi ? neyse esmeri gördüm. dedim kalp krizi mi evet dedi.yaşı kaçtı dedim 52 dedi ve ekledi ..(ölüm için ne kadar erken değil mi.gerçi hangi ölüm geçki?)iş hepten trajikleşmeye başlamıştı.

meğersem muratın askerlik eğlencesi varmış akşam.ertesi gün askere gidecekmiş.eğlenmişler çocuklar dağılmaya başlarken bir kalp krizi ve bilindik son.cenazeden sonra babasının ölüm kağıdını alıp şubeye götürcekmiş murat.ona göre izin durumu ayarlanacakmış en fazla 5 gün söylentisi vardı.ne kadar acı bir durumdur yahu.babanı göm askere git ve aklına mukayet ol. oldu ? başka? başka bir acı durumda merhumun annesi oğlunun tabutu arkasından gitme oğlum diye ağıt yakıyor.ölüm bu sıra mıra dinlemiyor....yine Allahtan niyaz ediyorum. herkese sıralı ölümler versin rabbim o gün geldiğinde hepimize güç kuvvet sabır ihsan eylesin.

velhasılı hayat işte bu kadar boş , anlamsız ve hızlı akıp gidiyor.çoğu zaman anlamsız kaygılarım oluyor.bunların farkındayım.her şeyi görüyorum, süzüyorum ama gel gelelim şu içime söz geçiremiyorum çoğu zaman.hayat bana gösterdiği yumuşak tokatlama süreceni her kese göstermiyor ve bana böle devam edeceğinin garantisi yok.hayatın aparkatını yiyip nakavt olmadan önce gardı tekrardan almak lazım.

Burdan ebediyete uğurladığımız Ali abimizide saygıyla anıyoruz.yüce rabbim günahlarını affetsin, mekanını cennet eylesin.

16 Ocak 2009 Cuma

Uyuma Ölürsün!

Forzaki ortam uzun zamandır hoşuma gitmesede arada bir güzel şeyler çıkıyor.Bu günde acaba güzel bir şey varmı diye girdiğimde: Berrin Neriman Onder arkadaşın ; Uyuma Ölürsün başlıklı yazısı gördüm.İçinde bulunduğumuz durumu içtenlikle ve sade bir dilde ne kadar güzel anlatmış.Yazıyı noktasına dokunmadan paylaşıyorum:

*(fikir ve duygularım açısından oldukça uzun bir metnin, okuyana baygınlık vermemesi için kısaltılmış halidir).

**‘Eskiden her şey daha güzeldi’ diyenlerdenim.
Hayır yaşım itibariyle değil. Eskiye duyulan özlem, tamamen günümüzde kaybetmeye başlanan değerlerden ibarettir.
Eskiden seyirci değil, taraftardık.
Eskiden dostluklar bariz, düşmanlıklar aleniydi.
Eskiden birimiz hepimiz, hepimiz birimiz içindik.
Bir Mehmet ağabey vardı, pamuk yürekli kaya görünümlü. Bir daha böylesi gelir mi bilinmez.
İnönü kimleri gördü, neleri yaşadı anımsamakla tükenmez.
Eskiden kapalı üst tribünde kız görünce şaşırır sevinirdim, şimdi daha çok üzülür oldum (!)
Eskiden elimizden tutup maçlara getirenlere hürmet edilirdi, şimdi küfür ediliyor; utanıyorum.

***Taraftarın seyirciye dönüşümü günümüz şartlarına uygun ve gerekli bir projeydi.
Yer yer direndik, yer yer boğun eğdik.
Bugün gelinen noktada sağındaki solundaki dost bildiğin renktaşların, yarın boyun eğen çoğunluğa katılırken, bir bakmışsın tek başınasın, azınlıksın.
Teknoloji ve hızlı ilerleyen endüstriyelleşme, ülkede öyle bir örmüş ki ağlarını, spor bile nasibini almaya başlamış. Bir bakmışsın sen de çoğunluğa uymuşsun, azınlık diye bir şey kalmamış. Eskiden taraf olduğun tribünde, bugün seyir eden olmuşsun.

*Bir ülkede adalet, sağlık ve eğitim 3 temel sarsılmaz şarttır. Bizim ülkemizde üç unsurun da çürük olması, medyayı paşa yapmıştır.
Adaleti de, sağlığı da, eğitimi de medyadan alan bir halkın tek güvencesi elbette ki medya haline dönüşmüştür.
Her şeyin para gücüyle ölçülür bir sistem çarkında, medya elbet karşısında taraf değil, arkasında şakşakçı topluluğu tercih eder.
Bu sebepledir ki, sporda taraftar değil, seyirci görmek ister; kimsenin, kendi çarkına çomak sokmasına tahammülü yoktur.

**Biraz daha uzaklaşacak olursak, ezeli rakipler ile olan atışmalar, mevzular, kavgalar hiçbir zaman bitmez. Taraftar kültürünün vazgeçilmezi ve olmazsa olmazıdır.
Yalan haberlerle taraftar toplulukları birbirine düşürülür, maç günü öncesinde kışkırtıcı haberlerle bu toplulukların fitili ateşlenir; çıkan olaylar ertesinde taraftar topluluğu: trafik canavarı ile enflasyon canavarına eşdeğer bir tehlike unsuru ilan edilmiştir bile.
Oysa ki yazılıp çizilmez rakip takım taraftarına verilen yemekler, ısmarlanan çaylar, hediye edilen, değiştirilen atkı ve formalar. Çünkü bu gibi birliktelikler, paşa medyanın işine gelmez, çünkü birlikten güç doğar, çünkü bölünmüş bir grubu dağıtmak, toplu hareket eden bir sürüyü gütmekten çok daha kolaydır.
Stadlara elimizde çiçekle, bir kutu çikolata ile de gitmeye lüzum yok; ancak önce insan, sonra Beşiktaşlı olunmalı.

***Çok uzaklara gitmenin de alemi yok. Beşiktaş camiasında bile tükenmekte olan bir alevin son közleri olmak istemiyorsak (bu laftan nefret ediyorum ama: oynanan oyunlara gelmemek mecburiyetindeyiz).

- Tribünde omuz omuza durduğun o kişi, seninle aynı fikri paylaşmıyor diye düşmanın değildir, saygı duy,
- Senin bağırıp, arkandaki renktaşının bağırmadığı tezahürat, sizin düşman olduğunuzun değil, farklı bakış açılarına sahip olduğunuzun göstergesidir, saygı duy,
- Yaşına saygı duymayıp ağır eleştirdiğin bir takım kişiler, senin düşmanın değil, o tribün basamağını senin yaşın kadar aşındırmış bir taraftar gönüllüsüdür, dinle, katılmasan bile saygı duy.
- Aksini yaptığın ve söylediğin her şey medyanın eline bir koz, arkasına bir yandaş daha katar.
Öcü taraftar, cici seyirciye dönüşene dek eskiler unutulur, unutturulur. Beşiktaş Jimnastik Kulübü, yurda sporcu değil tüccar, taraftarı ise yandaş değil düşman yetiştirir.

Arif olan anlar, anlamayan büyüklerinden dinlesin.
Uyutuluyoruz… Uykuya dalarsak ölürüz.
Taraftar değil ‘seyirci yapılıyoruz’.
Ayık kalın kartallar…

Ardından uzun zamandır takipte olduğum bir filmin fragmanıyla bitirelim sanırım konuyla hayli alakalı.

http://www.youtube.com/watch?v=DQYR88xXy7U

13 Ocak 2009 Salı

Çarşı Kalp kalbe karşı

HASTÜRK - Karada ölüm yok demiştik :
16 milyar para toplandı 2 haftada
- oGuz:
amına koım yarın topıc ac hacı
HASTÜRK - Karada ölüm yok demiştik :
ölüyoz desek kimse siklemez lan
- oGuz:
ölüyorum 5 bın ytl lazım dıte
HASTÜRK - Karada ölüm yok demiştik :
myahuaha
HASTÜRK - Karada ölüm yok demiştik :
iyi denk geldi lan ard arda :D
- oGuz:
hehehehe

8 Ocak 2009 Perşembe

Galiptir bu yolda mağlup

Hedefimiz şampiyonluklar olmadı hiç bir zaman,
ne sevinmek ne de sevilmek içindi mücadelemiz,
galibiyetti parolamız sahaya her çıkışımızda.
ama pozisyon bile bulamadan mağlup olduk aşka.

Gidene ...

İlgili aramalar: müzik - yilmaz erdogan-etme -  yilmaz -  erdogan -  etme



ETME

Duydum ki bizi bırakmaya azmediyorsun, etme.
Başka bir yar, başka bir dosta meylediyorsun, etme.

Ey ay, felek harab olmuş, ziyan olmuş senin için
Bizi öyle harab, öyle ziyan ediyorsun, etme.

Ey, makamı var ve yokun üstünde olan kişi
Sen varlık sahasını öyle terk ediyorsun, etme.

Sen yüz çevirecek olsan, ay kapkara olur gamdan
Sen ayın da evini yıkmayı kastediyorsun, etme.

Şekerliğinin içinde zehir olsa dokunmaz bize
Sen zehri o şeker, şekeri zehrediyorsun, etme.

Harama bulaşan gözüm, güzelliğinin hırsızı
Ey hırsızlığa da değen hırsızlık ediyorsun, etme.

Aşıklarla başa çıkacak gücün yoksa eğer
Aşka öyleyse ne diye hayret ediyorsun, etme.

İsyan et ey arkadaşım, söz söyleyecek an değil
Aşkın baygınlığıyla ne meşk ediyorsun, etme.

MEVLANA

2 Ocak 2009 Cuma

Kavram Kargaşası


''Birgün Gelecek Bütün Yahudileri Öldürmediğim İçin Bana Küfür Edeceksiniz.'' Adolf Hitler (Ne kadar ironik değilmi)