Forzaki ortam uzun zamandır hoşuma gitmesede arada bir güzel şeyler çıkıyor.Bu günde acaba güzel bir şey varmı diye girdiğimde: Berrin Neriman Onder arkadaşın ; Uyuma Ölürsün başlıklı yazısı gördüm.İçinde bulunduğumuz durumu içtenlikle ve sade bir dilde ne kadar güzel anlatmış.Yazıyı noktasına dokunmadan paylaşıyorum:
*(fikir ve duygularım açısından oldukça uzun bir metnin, okuyana baygınlık vermemesi için kısaltılmış halidir).
**‘Eskiden her şey daha güzeldi’ diyenlerdenim.
Hayır yaşım itibariyle değil. Eskiye duyulan özlem, tamamen günümüzde kaybetmeye başlanan değerlerden ibarettir.
Eskiden seyirci değil, taraftardık.
Eskiden dostluklar bariz, düşmanlıklar aleniydi.
Eskiden birimiz hepimiz, hepimiz birimiz içindik.
Bir Mehmet ağabey vardı, pamuk yürekli kaya görünümlü. Bir daha böylesi gelir mi bilinmez.
İnönü kimleri gördü, neleri yaşadı anımsamakla tükenmez.
Eskiden kapalı üst tribünde kız görünce şaşırır sevinirdim, şimdi daha çok üzülür oldum (!)
Eskiden elimizden tutup maçlara getirenlere hürmet edilirdi, şimdi küfür ediliyor; utanıyorum.
***Taraftarın seyirciye dönüşümü günümüz şartlarına uygun ve gerekli bir projeydi.
Yer yer direndik, yer yer boğun eğdik.
Bugün gelinen noktada sağındaki solundaki dost bildiğin renktaşların, yarın boyun eğen çoğunluğa katılırken, bir bakmışsın tek başınasın, azınlıksın.
Teknoloji ve hızlı ilerleyen endüstriyelleşme, ülkede öyle bir örmüş ki ağlarını, spor bile nasibini almaya başlamış. Bir bakmışsın sen de çoğunluğa uymuşsun, azınlık diye bir şey kalmamış. Eskiden taraf olduğun tribünde, bugün seyir eden olmuşsun.
*Bir ülkede adalet, sağlık ve eğitim 3 temel sarsılmaz şarttır. Bizim ülkemizde üç unsurun da çürük olması, medyayı paşa yapmıştır.
Adaleti de, sağlığı da, eğitimi de medyadan alan bir halkın tek güvencesi elbette ki medya haline dönüşmüştür.
Her şeyin para gücüyle ölçülür bir sistem çarkında, medya elbet karşısında taraf değil, arkasında şakşakçı topluluğu tercih eder.
Bu sebepledir ki, sporda taraftar değil, seyirci görmek ister; kimsenin, kendi çarkına çomak sokmasına tahammülü yoktur.
**Biraz daha uzaklaşacak olursak, ezeli rakipler ile olan atışmalar, mevzular, kavgalar hiçbir zaman bitmez. Taraftar kültürünün vazgeçilmezi ve olmazsa olmazıdır.
Yalan haberlerle taraftar toplulukları birbirine düşürülür, maç günü öncesinde kışkırtıcı haberlerle bu toplulukların fitili ateşlenir; çıkan olaylar ertesinde taraftar topluluğu: trafik canavarı ile enflasyon canavarına eşdeğer bir tehlike unsuru ilan edilmiştir bile.
Oysa ki yazılıp çizilmez rakip takım taraftarına verilen yemekler, ısmarlanan çaylar, hediye edilen, değiştirilen atkı ve formalar. Çünkü bu gibi birliktelikler, paşa medyanın işine gelmez, çünkü birlikten güç doğar, çünkü bölünmüş bir grubu dağıtmak, toplu hareket eden bir sürüyü gütmekten çok daha kolaydır.
Stadlara elimizde çiçekle, bir kutu çikolata ile de gitmeye lüzum yok; ancak önce insan, sonra Beşiktaşlı olunmalı.
***Çok uzaklara gitmenin de alemi yok. Beşiktaş camiasında bile tükenmekte olan bir alevin son közleri olmak istemiyorsak (bu laftan nefret ediyorum ama: oynanan oyunlara gelmemek mecburiyetindeyiz).
- Tribünde omuz omuza durduğun o kişi, seninle aynı fikri paylaşmıyor diye düşmanın değildir, saygı duy,
- Senin bağırıp, arkandaki renktaşının bağırmadığı tezahürat, sizin düşman olduğunuzun değil, farklı bakış açılarına sahip olduğunuzun göstergesidir, saygı duy,
- Yaşına saygı duymayıp ağır eleştirdiğin bir takım kişiler, senin düşmanın değil, o tribün basamağını senin yaşın kadar aşındırmış bir taraftar gönüllüsüdür, dinle, katılmasan bile saygı duy.
- Aksini yaptığın ve söylediğin her şey medyanın eline bir koz, arkasına bir yandaş daha katar.
Öcü taraftar, cici seyirciye dönüşene dek eskiler unutulur, unutturulur. Beşiktaş Jimnastik Kulübü, yurda sporcu değil tüccar, taraftarı ise yandaş değil düşman yetiştirir.
Arif olan anlar, anlamayan büyüklerinden dinlesin.
Uyutuluyoruz… Uykuya dalarsak ölürüz.
Taraftar değil ‘seyirci yapılıyoruz’.
Ayık kalın kartallar…
Ardından uzun zamandır takipte olduğum bir filmin fragmanıyla bitirelim sanırım konuyla hayli alakalı.
http://www.youtube.com/watch?v=DQYR88xXy7U
Son…
9 yıl önce
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder